Alsancak’ta toplanan taksiciler, araçlarıyla konvoy halinde ilerleyerek kornalarına basıp tepkilerini dile getirdi. Uzun araç kuyruklarının oluştuğu protestoda, taksiciler Martı TAG uygulamasına karşı seslerini yükseltti.
Alsancak’taki eylemin ardından taksiciler, sabah saatlerinde Buca Evka 1 Yavuz Sultan Selim Caddesi’nde yeniden bir araya geldi. Martı TAG uygulamasına yönelik tepkilerini sürdüren taksi esnafı, protestolarıyla yetkililere çağrıda bulundu.

İzmir’de farklı noktalarda gerçekleştirilen eylemlerde taksiciler, Martı TAG uygulamasına karşı tepkilerini dile getirerek sektörde yaşanan sorunlara çözüm bulunmasını istedi.

Korsan taşımacılık uygulaması olan Martı TAG’a karşı eylemlerin tüm ilçelere yayılması bekleniyor. Taksi esnafı eylemi kendi inisiyatifleriyle düzenlediklerini belirterek artık bıçağın kemiğe dayandığını ifade ettiler. Ayrıca taksiciler amaçlarının trafiği aksatmak olmadığını ve bağlı bulundukları odadan bağımsız bir şekilde karar alarak eylemi gerçekleştirdiklerini belirttiler.
“SAHADA HAKKIMIZI SAVUNACAĞIZ”
Taksi esnafı Hakan İldeş yapılan eyleme ilişkin yaptığı açıklamada: “Martı TAG’la ilgili anayasamızda zaten madde var. Bu uygulamanın suç olduğu belli. Uygulamanın yapımcısını da suç örgütü lideri olarak görüyoruz. Yapılan korsan taşımacılıktır. Bizde tepkimizi dile getirdik. Odamız bizi adliyelerde ve Ankara’da savunuyor. Bizde hakkımızı sonuna kadar sahada savunmaya devam edeceğiz” dedi.
“KORSAN TAŞIMACILIK SUÇTUR ve ASLA YASAL DEĞİLDİR”
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, eylemler sonrası yaptığı açıklamada, korsan taşımacılıkla mücadelenin yalnızca taksi esnafının ekmek mücadelesi olmadığını, aynı zamanda kamu düzeninin, yolcu güvenliğinin ve hukukun üstünlüğünün korunması açısından da büyük önem taşıdığını vurguladı.
Erkan Özkan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Mahkeme kararını herkesin doğru okuması ve doğru anlaması gerekiyor. Mahkeme, mevcut mevzuat çerçevesinde uygulamanın kapatılmasına yönelik hukuki düzenlemelerin yetersizliğine işaret etmiş, bu konuda kanun koyucuya düşen sorumluluğu ortaya koymuştur. Ancak burada çok önemli bir ayrıntı var. Bir uygulamanın kapatılmasına ilişkin yasal düzenlemelerin yetersiz olması, o uygulama üzerinden gerçekleştirilen taşımacılığın yasal olduğu anlamına kesinlikle gelmez.
Bugün bu uygulama üzerinden yolcu taşıyan sürücülere de bu araçları kullanan yolculara da ilgili mevzuat kapsamında cezai yaptırımlar uygulanmaktadır. Bir taraftan sürücülere ve yolculara ceza kesilirken, diğer taraftan bu taşımacılığa aracılık eden sistemin faaliyetlerini sürdürmesi kabul edilebilir bir durum değildir. İşte bizim itirazımız tam olarak bu çelişkiyedir.
Bizim mücadelemiz, kanunlara uygun şekilde çalışan, vergisini ödeyen, yükümlülüklerini yerine getiren, gece gündüz direksiyon başında alın teri döken taksi esnafımızın emeğini ve ekmeğini koruma mücadelesidir.
Kimse ‘Ben yasalım’ diyerek kendisini kanunların üzerinde göremez. Yasallığın ölçüsü şirketlerin açıklamaları, reklamları ya da kamuoyuna verdikleri mesajlar değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunlarıdır.
Son günlerde İzmir’imizin farklı bölgelerinde taksi esnafımızın gerçekleştirdiği eylemler de bu haklı mücadelenin bir yansımasıdır. Esnaflarımız tamamen kendi inisiyatifleriyle, herhangi bir yönlendirme olmaksızın, trafik akışını aksatmamaya ve vatandaşlarımızı mağdur etmemeye özen göstererek kısa süreli gerçekleştirmişlerdir.
Bu eylemlerin temelinde ne birilerine zarar vermek ne de vatandaşlarımızın günlük yaşamını olumsuz etkilemek vardır. Burada tek bir amaç vardır: Yıllardır emeğiyle, alın teriyle geçimini sağlayan taksi esnafımızın sesini duyurmak ve yaşadığı mağduriyete dikkat çekmek.
Esnafımızın bu tepkisini son derece haklı ve anlaşılır buluyoruz. Çünkü insanlar artık yalnızca ekmeklerini değil, yıllardır verdikleri emeği, yaptıkları yatırımları ve ailelerinin geleceğini de korumaya çalışıyor. Hiç kimse taksi esnafımızdan yaşadığı bu sorunlar karşısında sessiz kalmasını beklememelidir.
Buradan başta Türkiye Büyük Millet Meclisimiz olmak üzere ilgili tüm kurumlara ve yetkililere bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Mevzuattaki eksiklikler bir an önce giderilmeli, korsan taşımacılığa aracılık eden uygulamalara yönelik açık, net ve caydırıcı yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Biz kimseye ayrıcalık tanınmasını istemiyoruz. Biz yalnızca herkesin aynı kanunlara tabi olduğu, kuralların herkese eşit uygulandığı adil bir düzen istiyoruz.
Taksi esnafımızın alın terini, emeğini ve ekmeğini korumak için bugüne kadar nasıl mücadele ettiysek bundan sonra da aynı kararlılıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.
Esnafımızın haklı sesini duyurmaya, sorunlarını ilgili makamlara taşımaya ve hukukun bize tanıdığı bütün hakları kullanmaya devam edeceğiz.
Bizim derdimiz kavga değil, ekmek mücadelesidir. Bizim isteğimiz ayrıcalık değil, adalettir. Ve herkes bilsin ki son korsan taşımacılık faaliyeti sona erinceye kadar bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz.”












