İstanbul’un Eyüpsultan ilçesinde taksici Sefer Kaya’nın 16 Ağustos 2025 tarihinde aracında silahla öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tasarlayarak kasten öldürme ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından yargılanan 9 sanıktan 7’si duruşmada hazıTaksici Sefer Kaya cinayetinde ilk duruşma görüldü: Sanıklar birbirini suçladı
r bulunurken, firari sanıklar Bedir Karaoğlan ve Mehmet Eser katılmadı.
Duruşmada tutuklu sanıkların savunmaları, tanıkların ifadeleri ve müşteki beyanları dinlendi.
Sanık Enver Alp: Korktuğum için kaçtım
Sanıklardan Enver Alp, olay günü Sefer Kaya’nın kendisini arayarak birlikte bir müşteriye gitmeyi teklif ettiğini, iki ayrı araçla olay yerine gittiklerini anlattı.
Silah sesini duyduktan sonra Kaya’nın bulunduğu yere geldiğini belirten Alp, arkadaşının hayatını kaybettiğini gördüğünü ve korktuğu için olay yerinden ayrıldığını savundu.
Sanıklar birbirlerinin ifadelerine karşı çıktı
Tuna Şahin, olay günü aracını Tayyip Akgün’e verdiğini, daha sonra kendisinden yeniden araç istendiğini söyledi. Aracın kaputunda bulunan siyah poşetin içeriğini bilmediğini öne süren Şahin, poşetin içinde metal benzeri bir şey olduğunu düşündüğünü ifade etti.
Tayyip Akgün ise Şahin’in iddialarını reddederek kendisinin araç almadığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını savundu. Akgün, telefon almak için yola çıktığını, yolculuk sırasında başka bir müşterinin araca alındığını belirterek suçlamaları kabul etmedi.
Maktulün ailesinden adalet çağrısı
Duruşmada söz alan maktul Sefer Kaya’nın eşi Rabia Kaya, eşinin ölüm haberini aldıktan sonra hastaneye gittiğini ve çocuklarının babalarını bu şekilde gördüğünü anlattı.
İki çocuğunun babasız kaldığını belirten Kaya, sanıklardan şikâyetçi olduğunu söyledi.
Maktulün kardeşi Sinan Kaya ise Enver Alp’in ağabeyini olay yerine tuzağa çektiğini iddia ederek, “İnsan arkadaşını satar mı, insan arkadaşını ölüme götürür mü?” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Kaya, ağabeyinin ölümünden önceki mesajlaşmaların silindiğini öne sürerek adalet istedi.
İddianamede cinayetin planlı olduğu öne sürüldü
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Sefer Kaya’nın 16 Ağustos 2025’te Eyüpsultan Mithat Paşa Mahallesi Gökşin Sokak girişinde, kullandığı takside silahlı saldırıya uğradığı belirtildi.
İddianameye göre saat 22.59 sıralarında olay yerine gelen Muhammed Elibrahim, taksinin sol ön camından 6 el ateş etti. Mermilerden 4’ü Kaya’ya isabet ederken, ikisinin ölümcül nitelikte olduğu kaydedildi. Adli Tıp Kurumu incelemesinde, olay yerindeki 6 boş kovanın ve maktulün vücudundan çıkarılan mermi çekirdeğinin aynı silahtan çıktığı tespit edildi.
Savcılık, cinayetin yurt dışında bulunduğu belirtilen Bedir Karaoğlan tarafından organize edildiğini öne sürdü. Abdulkerim Kurani’nin Karaoğlan ile Muhammed Elibrahim arasında bağlantı kurduğu ve saldırıyı gerçekleştirmesi için Elibrahim’i yönlendirdiği iddia edildi.
Olay öncesi ve sonrası hareketler mercek altında
İddianamede, Tayyip Akgün ve Tuna Şahin’in Muhammed Elibrahim’i olay günü Alibeyköy’den alarak Kemerburgaz girişinde bıraktıkları, saldırıda kullanılan silahı ve iletişim telefonunu da kendisine verdikleri değerlendirildi.
İki şüphelinin telefonlarını Elibrahim’i bıraktıkları saatlerde kapattıkları, daha sonra Sultangazi’de yeniden açtıkları belirtildi. Ayrıca Tuna Şahin’in telefonunda çok sayıda silah fotoğrafı, Tayyip Akgün’ün telefonunda ise olayda kullanılan araca ait fotoğraf bulunduğu aktarıldı.
İddianamede, olay sırasında bölgede bulunan Enver Alp’in silah seslerinin ardından Sefer Kaya’nın aracına yaklaştığı ve Kaya’yı kontrol ettiği, ancak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne, polise veya taksi durağına haber vermediği öne sürüldü. Alp’in ayrıca Kaya ile arasındaki bazı mesajları sildiği iddia edildi.
9 sanık hakkında ceza talebi
Savcılık, 9 sanığın tamamının tasarlayarak kasten öldürme ve ruhsatsız ateşli silah ve mermi bulundurma veya taşıma suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
İddianamede Muhammed Elibrahim, Enver Alp, Mehmet Eser, Osman Alp Yaş, Tayyip Akgün, Tuna Şahin ve Yusuf Torak hakkında müşterek faillik hükümlerinin; Abdulkerim Kurani ve Bedir Karaoğlan hakkında ise azmettirme hükümlerinin uygulanması istendi.
Mahkeme heyeti, eksik hususların tamamlanması ve dinlenmeyen tanıkların ifadelerinin alınması için davayı 4 Şubat tarihine erteledi.












